Ana Sayfa Seyahat Keşfet Eski Datça’da Zamanın Yavaşladığı Yer: Prunus Cafe

Eski Datça’da Zamanın Yavaşladığı Yer: Prunus Cafe

73
Prunus Cafe

Eski Datça’ya her gelişimde aynı şeyi yapıyorum: Haritayı kapatıyorum. Çünkü bu sokaklarda planla dolaşmanın pek anlamı yok. Taş yollar, gölgeler ve sessizlik sizi zaten bir yerlere götürüyor. Bir sokağa giriyorsunuz, başka bir sokağa çıkıyorsunuz; bazen bilerek, bazen tamamen içgüdüyle. Bu kez de öyle oldu. Bir sokağın sonunda, fark ettirmeden duran Prunus Cafe’nin önünde buldum kendimi.

Dışarıdan bakınca “gel buraya” diye bağıran bir yer değil. Hatta aceleyle yürürken fark etmeme ihtimaliniz bile var. Ama durup bir an baktığınızda, mekân sizi yavaşlatıyor. Masaları sokağa taşmış, ortam sakin, gürültü yok. Bir sandalyeye oturunca şunu anlıyorsunuz: Burası hızlıca bir şeyler içip kalkılacak bir mekan değil.

Ben oturduğumda ilk yaptığım şey etrafa bakmak oldu. Kimse acele etmiyor. Kimse bir yerlere yetişmeye çalışmıyor. Telefonuna gömülmüş insan sayısı az, sohbet edenlerin sayısı fazla. Sesler kısık, kahkahalar doğal. Eski Datça’nın temposu burada hiç bozulmadan devam ediyor.

Prunus Cafe’de Zamanın Yavaşladığı Anlar

Prunus Cafe Datça

Prunus Cafe’de zamanın akışı garip bir şekilde değişiyor. Saat kaç, kaçta kalkarım, sonra nereye giderim gibi düşünceler kendiliğinden geri çekiliyor. Bir süre sonra sadece oturuyorsunuz. Önünüzden geçenleri izliyorsunuz, sokağın ritmini fark ediyorsunuz. Eski Datça burada filtresiz, süssüz ve doğal hâliyle akıyor.

Menüye baktığımda da aynı sadeliği gördüm. Uzun uzun seçenekler yok. Ne yiyeceğinizi seçmek için düşünmeniz gerekmiyor. Datça bademiyle yapılan tatlılar öne çıkıyor. Ben klasik bir kahveyle oturdum ama masaya gelen tatlılara bakınca, bazı lezzetlerin neden bu mekânla anıldığını anlamak zor olmadı.

Belki de en sevdiğim tarafı buydu: Prunus Cafe kendini kanıtlamaya çalışmıyor. “en iyiyiz” demiyor, farklı olmak için ekstra çaba harcamıyor. Olduğu gibi duruyor ve bu yeterli oluyor. Eski Datça’nın ruhuna da en çok bu yakışıyor zaten.

Eski Datça’da pek çok kafe var ama hepsi akılda kalmıyor. Prunus Cafe, “orada oturmuştuk” diye hatırlanan yerlerden. Belki kahvesiyle, belki ortamıyla ama mutlaka bir iz bırakıyor.

Benim yolum düştü, oturdum, baktım, biraz da kaldım. Eğer Eski Datça’da dolaşırken siz de bir yerde durmak isterseniz, Prunus Cafe zaten karşınıza çıkıyor. Aramanıza gerek kalmıyor.

Önceki İçerikYükselen Trend: Doğu Ekspresi Hakkında Her Şey
Sonraki İçerikKadınların En Büyük Sorunu: Cici Kız Sendromu